türkiye’de kumar yargı yetkisi belgesi yazısı 10

sanal kumar, bahis, şans, talih oyunları ceza davaları

Askeri Yargıtay bu suçun oluşması için “özel kast” aramaktadır[822]. Yasaların yanlış yorumlanması, yada kast olmaksızın yapılan hatalı uygulamalar sonucu bu suç oluşmayacaktır. İdari uyarı yazıları disiplin cezası olmadığından, ilgilinin savunmasının alınması gerekmemektedir[787]. Bu tür yazıları dava etmek için dava açma süresinin geçirilmemiş olması gerekir. Aksi takdirde süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilecektir[788]. Bundan başka, Askeri Ceza Kanunun “Disiplin cezalarının nasıl verileceği” başlıklı 166. Maddesinin A bendinde, “madununa (astına) hatalarını göstermek ve bunları tenkit ve muaheze etmek (azarlamak) cezadan sayılmaz” hükmü yer almaktadır. Maddesine göre aynı kişiyi ilgilendiren birden fazla işlemler arasında maddi ve hukuki bağlılık varsa bu işlemler aleyhine bir dilekçe ile dava açılabilir. Konumuz açısından ise bu sınırlamalardan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde asker kişiler tarafından dava konusu yapılan YAŞ kararları ve disiplin cezaları inceleme konusu yapılacaktır.

  • Hükümlünün yasal olarak Covid iznine ayrılma hakkı bulunmamasına rağmen, sehven bu izinden faydalandırılması halinde dışarıda geçirdiği sürelerin infazdan sayılıp sayılmayacağı tartışılabilir.
  • Bu ders, psikoloji alanındaki araştırma sonuclarinin ve kuramsal aciklamalarin yasal süreci nasıl bilgilendirdiğini göstererek psikoloji ve hukuk arasındaki ilişkinin anlaşılmasını sağlamak üzere planlanmıştır.
  • Tipik idari işlem olan hatta adı da “idari yaptırım” olan pek çok cezaya karşı adli yargıya itiraz yolu benimsenmiştir.

Bu yorumun, temsili demokrasi amacına hizmete elverişli ve gerekli olduğu ileri sürülmektedir. Bu yazımızda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Sanığa verilecek güvence belgesi” başlıklı 246. Maddesinde düzenlenen ve CMK m.248/7 atfıyla şüpheli hakkında da uygulanabilen güvence belgesinin, yalnızca verildiği dosya bakımından mı, yoksa şüpheli veya sanığın soruşturulduğu veya yargılandığı tüm dosyalar bakımından mı tutuklanmayacağı konusunda güvence sağladığı sorusuna cevap aranacaktır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 25 Ekim 2013 tarihli Şerafettin Can Atalay (2) kararı, bir hukuk devletinde ciddi sorunlara yol açabilecek süreci başlatmıştır. AYM ayrıca, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla kararın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Örgütlü suçlarda cezaların infazı konusunda; Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-j, 58/9 ve 220 hükümleri ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/4 hükmünde yer alan kavramların farklılığından kaynaklanan, belirli ve öngörülebilir niteliği taşımayan, çelişkili ve adil olmayan uygulamalarla karşılaşılabilmektedir. Sorunun çözümü; 5275 sayılı Kanun m.107/4, TCK m.6/1-j ve m.220 hükümlerinin, birbirlerine uygun çatı kavramlar kullanılarak yeniden düzenlenmesi ile mümkün olabilecektir. Aksi halde; örgütlü suçların infazında, hem adaletsizlik ve hem de yeknesaklıktan uzak uygulamalar varlığını sürdürecektir.

(7) Aleyhine tanıklıktabulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır. (5) İftira suçunun basın ve yayınyoluyla işlenmesi hâlinde, bu madde hükümleri uygulanmaz. (2) Kamu görevlilerinin meslekîve sosyal hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici vekısa süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları hâlinde, verilecek cezadaindirim yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir. (2) Bu suçun üçüncü derece dahilkan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi hâlinde verilecek cezayarı oranında artırılır. (4) Cebir veya tehditkullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevkeden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göreverilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. (6) Örgüte üye olmamaklabirlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayıcezalandırılır. (3) Tahrik konusu suçlarınişlenmesi hâlinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıylacezalandırılır. (2) Bu maddede tanımlanansuçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru,laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren,kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesihâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Millî güvenlik fonksiyonu büyük çapta silahlı kuvvetlerle yerine getirilir. AİHS’de düzenlenen temel hak ve özgürlükler incelendiğinde; 2. Maddede düzenlenen Yaşama hakkının ihlali sayılmayacak haller arasında , kanun emrini yerine getirmek, ayaklanma ve isyanları bastırmak sayılmıştır. Ancak sözleşmeye göre öldürme ancak başka çare kalmamışsa meşru sayılabilir\. İlk bahsini yerleştir, oyunun heyecanına kapıl. paribahis\. Halen ülkemizde yoğun bir şekilde terörle mücadele eden TSK’nın görevi bu sınırlamalar içerisinde kalmaktadır. AİHS’nin usulüne göre yürürlüğe girmiş temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir uluslararası sözleşme olduğu açıktır. 5170 SK ile yapılan değişiklik neticesinde, iç hukukta AİHS hükümleri ile aynı konuda farklı hükümler içeren kanun hükümleri, uygulanamaz konuma gelmiştir. AİHS ile kanun hükümlerinin çatışması sorunu bu şekilde çözülmüş ise de, Anayasal normlar ile çatışması durumunda hangisinin esas alınacağı sorunu halen devam etmektedir. Anayasal düzenlemenin yapılış şekli esas alınırsa, Anayasa koyucunun, Anayasa’nın üstünlüğü ilkesinin gereği olarak AİHS’ye Anayasal değer veya Anayasa üstü konum vermek istemediği sonucu çıkmaktadır[484].

Çoğunluk görüşü bunun tam tersine karar vermek suretiyle gerçek bir hukuk devleti olma yolunda katkı sağlamamıştır. Ancak Anayasa Mahkemesinin bu kararına rağmen AYİM, istikrarlı bir şekilde disiplin cezalarını yokluk teorisiyle denetlemeye devam etmektedir. AYİM’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçelerinin bağlayıcılığı tartışmasını gündeme getirmekte ise de bu konu tezin kapsamı dışında olduğundan incelenmeyecektir[797]. AYİM bu tür cezaların yargısal denetimin yaparken, disiplin amirinin eylemin hangi suçu oluşturduğu konusundaki değerlendirmesi ile bağlı kalmamakta, eylemin hangi suçu oluşturduğuna kendisi karar verdikten sonra, bu eylemin AsCK’nun 165. Maddesinde yazılı emre itaatsizlik yada saygısızlık suçlarından birini oluşturup oluşturmadığına bakmaktadır. Madde kapsamına giriyorsa disiplin amiri cezayı 657 SK göre vermiş olsa dahi bu cezanın yargı denetimi dışı olduğunu belirtip ancak yokluk haliyle sınırlı denetim yapmaktadır[734].

İncelenme olanağı bulunmayan dava reddedilmelidir.”  demiştir[710]. AİHM, yukarıdaki kararında ayrıca başvurucuların, askerler ile sivil şahıslar arasındaki eşitlikçi olmayan muameleye yönelik itirazlarını da incelemiş, askeri yaşamın şartları, gerekleri ve niteliğinin sivil yaşamdan farklı olduğunu, bu nedenle Sözleşme’yle bağdaşmayan bir ayrımcılık olmadığına karar vermiştir. Her üç maddenin ikinci fıkrasında belirtilen özel sınırlama sebeplerinden millî güvenlik kavramından hareketle yükümlü askerlerin özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme hürriyeti alanlarını sınırlanabileceği düşünülebilir ise de, bu sınırlama hem geçici, hem de dolaylıdır. Norm çatışmasının niteliği açıklığa kavuşturulduktan sonra yeni bir sorun ortaya çıkmaktadır. Yasa – Sözleşme çatışması halinde hangi kurala üstünlük tanınacağı Anayasada açık bir şekilde düzenlendiği halde Anayasa-Sözleşme çatışması halinde hangi kurala üstünlük tanınacağı düzenlenmemiştir. – Hizmete ilişkin olanlar dışında hiçbir ziyaret kabul edemezler.

Hakkında yayımlanan yazılar ve içerikler nedeniyle ilgilisi G.. Ş..’ın sözkonusu sitelere erişimin engellenmesi talebinin reddine dair Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı aleyhine kanun yararına bozma istemini içeren yazı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Kabahatler Kanunu özelliğiyle çok önemli bir boşluk doldurup bu faydanın kanun yolu tercihiyle yok edilmemesi gerekir. Bunun için 3/1.maddenin tamamen kaldırılması yeterlidir.Böylece genel ilkelere göre, idari cezalar idari işlem sayıldığından kanunda açıkça adli yargı görevlendirilmemiş ise idare mahkemeleri görevli olacaktır. Maddenin “kanunda açıkça adli yargının görevli kılındığı hallerde genel hükümlere göre hareket edilir” şeklinde düzenlemesi gerekir. Maddenin de ya tamamen kaldırılması ve itirazın genel hükümlerine tabi olması ya da 3/1. Öncelikle, kanun yoluna ilişkin hüküm bir tarafa bırakılırsa, Kabahatler Kanununun Türk hukuk sisteminde önemli bir boşluğu doldurduğunu söylemek gerekir. Çünkü, hukuk sisteminde önemli bir yer tutan ve de son yıllarda topluca adli cezadan idari cezaya dönüştürme uygulaması yapılan, idari ceza hukuku ile ilgili genel bir usul yasası bulunmamakta idi. Yüzlerce kanunda münferit olarak düzenlenen idari cezalar, ya yasasında öngörülen parça-bölük usul hükümlerine göre ya da idarenin genel işleyiş düzenine göre sonuçlanmakta idi. İdari ceza hukukunun, genel ceza hukuku ile irtibatı, cezaya ilişkin genel hukuk kurallarının uygulanıp uygulanmayacağı gibi hususlar belirsiz idi.

Türkiye’nin ve hatta Dünya’nın en büyük tartışmalarından birisi ifade hürriyeti ve özgür basındır. Ne kadar hukuk devleti, demokrasi ve çoğulculuk desek de, ifade hürriyeti ve basın özgürlüğü tartışmaları asla bitmeyecektir. Anayasa m.148/3’e göre; herkes, Anayasada güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinden, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi kapsamına giren herhangi birisinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir. Vergi Usul Kanunu m.359/a veya b’nin, yani suça konu aynı fiilin birden fazla işlenmesi ise dikkat çekicidir. Çünkü burada, aynı fiille birden fazla farklı suç işlenmemiş, aynı suç işlenmiştir. Fail, hükümde tanımlanan iki suçu aynı anda veya farklı yakın … Esas olan; kişi hak ve hürriyetlerinin korunması, bunlara kısıtlama getirilecekse de “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı Anayasa m.13’de öngörülen unsurların uygulanmasıdır. Ceza soruşturmasının başlatılma saiki ile ilgili birçok spekülatif açıklama yapılıp tahminler ortaya koyulabilir. Uzun yıllardır Türkiye’de adli kolluğun ve istinaf (bölge adliye) mahkemelerinin kurulup faaliyete geçirilmesi konuşulur. Ancak sürekli konuşulur, fakat bir türlü icraat gerçekleştirilmez.

(2) Cezanın ertelenmesi,mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirmeveya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Budurumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesinedevam edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infazkurumundan derhâl salıverilir. (2) Suç tanımında hapis cezasıile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasınahükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez. (2) Birinci fıkrada yazılıderecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarınıyönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezasıverilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzereindirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veyatamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. E) Anayasanın halkoylaması sonucu kabulünün ilanıyla birlikte yürürlüğe girecek hükümleri ve mevcut ve kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden kanun yapılması veya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara ilişkin işlemler mevcut kanunların Anayasaya aykırı olmayan hükümleri veya doğrudan Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 inci maddesi gereğince uygulanır.